FECR


FECR
Tan yerinin ağarması. Şafak. Sabah vakti, güneş doğmadan evvel şarkta hâsıl olan kızıllık. * Bir şeyi genişçe ikiye ayırmak. * Günah işlemek. Fücur ve fısk işlemek. Yalan söylemek. * Tekzib eylemek. * İsyan ve muhalefet eylemek. * Haktan sapmak. Meyletmek. * Söğmek. * Bühtan eylemek. * Su akıp gitmek. * Karışmak. (L.R.)

Yeni Lügat Türkçe Sözlük . 2009.

Look at other dictionaries:

  • FECR — fecerunt …   Abbreviations in Latin Inscriptions

  • fecr — (A.) [ ﺮﺠﻓ ] tan ağartısı …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • FECR-İ SÂDIK — Sabaha karşı şark ufkunda yayılmaya başlayan beyaz bir aydınlık. Bunun mukabili birinci fecirdir ki, bir aydınlıktan sonra tekrar aydınlık gider. Bu birinci aydınlığa fecr i kâzib denir. Sabah namazının vakti, fecr i sâdıkta başlar …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FECR-İ KÂZİB — (Bak: Fecr i sâdık …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • FECR-İ ÂTÎ — Gelecekteki fecr. 1908 meşrutiyet inkılâbından sonra Servet i Fünun mecmuası etrafından toplanan bir kısım gençlerin kurmak istedikleri ekolün (cemiyetin) adıdır …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • fecr -i kâzib — [ بذﺎﮐﺮﺠﻓ ] gerçek tan ağartısından önceki geçici aydınlık …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • fecr -i sâdık — [ قدﺎﺹ ﺮﺠﻓ ] tan ağartısı, şafak sökmesi …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • FECR SURESİ — Kur an ı Kerim in 89. suresi …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • AMUD-ÜL FECR — Sabah yeri ağarıp uzama …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • SALÂT-I FECR — Sabah namazı …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük